Bloom taksonomisi ile soru yazma

Bir sorunun bilişsel düzeyini soru kökündeki fiil değil, öğrenciden istenen zihinsel iş belirler: öğrenci cevabı ezberinden çağırıyorsa hatırlama, bildiğini yeni bir duruma taşıyorsa uygulama düzeyindedir. Aynı kazanımdan altı düzeyde de soru çıkarılabilir ve çoktan seçmeli biçim analiz ile değerlendirmeyi de ölçer; zorlanan tek basamak yaratmadır.

Bloom taksonomisi, bir sorunun öğrenciden ne tür bir zihinsel iş istediğini sınıflandırıyor. Altı düzey var ve aşağıya doğru değil yukarıya doğru zorlaşıyorlar: hatırlama, anlama, uygulama, analiz, değerlendirme, yaratma.

Uygulamada en sık yapılan hata, düzeyi soru kökündeki fiile bakarak belirlemek. Bir soru "açıklayınız" diye başlıyor olabilir ama öğrenci o açıklamayı derste ezberlediyse o soru anlama değil hatırlama ölçer. Aşağıda düzeyin nasıl belirlendiği ve aynı konudan altı ayrı düzeyde nasıl soru çıkarıldığı var.

İki sürüm dolaşımda, ikisi de doğru

Türkçe kaynaklarda iki farklı liste görürsünüz. 1956 tarihli özgün sıralama bilgi, kavrama, uygulama, analiz, sentez, değerlendirme diye gider. 2001 yılında Anderson ve Krathwohl tarafından gözden geçirilen sürümde adlar fiile döner ve son iki basamak yer değiştirir: hatırlama, anlama, uygulama, analiz, değerlendirme, yaratma.

Bugün yaygın kullanılan gözden geçirilmiş sürüm. Hangi listeyi kullandığınız önemli değil, sınav dosyası boyunca aynısında kalmanız önemli. Belirtke tablosunun sütunlarıyla soru etiketlerinin farklı sürümlerden gelmesi, tabloyu okunamaz hâle getirir.

Düzeyi fiil değil, öğrencinin durumu belirler

Aynı soru iki farklı sınıfta iki farklı düzeyde olabilir. Ölçüt şu: öğrenci bu işi daha önce bu hâliyle yaptı mı?

Derste birebir çözülmüş bir problemin sayıları değiştirilerek sorulması uygulama gibi görünür ama öğrenci için hatırlamadır, çünkü izleyeceği yol hazırdır. Aynı problem hiç karşılaşmadığı bir bağlama taşınırsa uygulama olur.

Bu yüzden soru yazarken kendinize tek bir soru sorun: öğrenci bunu çözerken ezberinden mi çağıracak, yoksa bildiğini yeni bir duruma mı taşıyacak? Cevap düzeyi verir.

  • Ezberden çağırıyorsa: hatırlama
  • Kendi cümlesiyle yeniden ifade ediyor ya da örnek veriyorsa: anlama
  • Bildiği yolu yeni bir duruma taşıyorsa: uygulama
  • Bütünü parçalarına ayırıp ilişki kuruyorsa: analiz
  • Ölçüte göre karar verip gerekçelendiriyorsa: değerlendirme
  • Parçalardan yeni bir bütün kuruyorsa: yaratma

Tek konudan altı düzey: üçgenin alanı

Aynı kazanımdan altı ayrı düzeyde soru çıkarılabilir. Aşağıdaki merdiven bunu somut gösteriyor.

  • Hatırlama: Üçgenin alan formülü nedir?
  • Anlama: Bir üçgenin tabanı sabit tutulup yüksekliği iki katına çıkarılırsa alanı nasıl değişir?
  • Uygulama: Tabanı 12 cm, yüksekliği 7 cm olan üçgenin alanı kaç cm² olur?
  • Analiz: Bir dikdörtgenin içine çizilmiş üçgenin alanı verildiğine göre, taralı olmayan bölgenin alanı kaçtır?
  • Değerlendirme: Aynı üçgenin alanını iki öğrenci farklı yoldan hesaplamış. Hangi yol daha az işlem gerektirir ve neden?
  • Yaratma: Alanı 24 cm² olan, tam sayı kenarlı kaç farklı dik üçgen çizilebilir?

Çoktan seçmeli soru üst düzey ölçebilir

Yaygın bir kanı çoktan seçmeli sorunun yalnızca ezber ölçtüğü yönünde. Doğru değil. Yukarıdaki analiz ve değerlendirme örneklerinin ikisi de şıklandırılabilir.

Üst düzey ölçen çoktan seçmeli sorunun ayırt edici özelliği şu: şıklar arasında karar vermek için işlem yapmak ya da ilişki kurmak gerekir. Öğrenci soruyu okuyup şıklara bakarak doğruyu tanıyabiliyorsa soru hatırlama düzeyindedir, kökü ne kadar uzun olursa olsun.

Gerçekten zorlanan tek basamak yaratma. Öğrencinin yeni bir bütün kurması isteniyorsa şıklar o kurma işini önceden yapmış olur. Yaratma düzeyi açık uçlu soruyla, performans göreviyle ya da projeyle ölçülür.

Bir sınavda düzeyler nasıl dağılmalı

Tek bir doğru dağılım yok, ama işleyen bir başlangıç var: soruların yaklaşık yarısı hatırlama ve anlama, üçte biri uygulama, kalanı analiz ve üstü. Sınıf seviyesi yükseldikçe ağırlık yukarı kayar.

Dağılımı sınavdan sonra saymak da öğreticidir. Kendi yazdığınız bir sınavda soruların neredeyse tamamı ilk iki basamağa düşüyorsa bu genelde bilinçli bir tercih değildir. Hatırlama sorusu yazmak en hızlı iş olduğu için sınav farkında olmadan oraya kayar.

Bu havuzdaki her soru bir bilişsel düzeyle etiketli. Sınav PDF olarak indiğinde belirtke tablosu da bu etiketlerden üretiliyor, yani dağılımı elle saymak gerekmiyor.

Etiketlerken kaçınılacak üç şey

  • Fiil listelerine körü körüne güvenmek. "Karşılaştırınız" fiili analiz sayılır ama karşılaştırma derste yapılmışsa soru hatırlamadır.
  • Zorluk ile düzeyi karıştırmak. Uzun işlemli bir uygulama sorusu, kısa bir analiz sorusundan zor olabilir. Zorluk ayrı bir eksen.
  • Bir soruya iki düzey yazmak. Belirtke tablosunda toplamlar bozulur. Soru öğrenciden hangi işi istiyorsa tek bir basamağa oturur.

Sık sorulanlar

Bloom taksonomisinin kaç basamağı var?
Altı. Gözden geçirilmiş sürümde hatırlama, anlama, uygulama, analiz, değerlendirme ve yaratma. Özgün 1956 sürümünde son iki basamak sentez ve değerlendirme sırasıyla yer alır.
Bir sınavda altı düzeyin de bulunması gerekir mi?
Hayır. Dört soruluk bir yazılıda altı düzey aramak anlamsız. Sınavın kapsamına göre iki ya da üç düzey yeterli olabilir, önemli olan hepsinin ilk basamağa yığılmaması.
Çoktan seçmeli soru analiz düzeyi ölçebilir mi?
Ölçer. Şıklar arasında karar vermek için öğrencinin işlem yapması ya da parçalar arasında ilişki kurması gerekiyorsa soru analiz düzeyindedir. Zorlanan tek basamak yaratmadır, orada açık uçlu soru gerekir.
Zorluk ile bilişsel düzey aynı şey mi?
Değil. Zorluk sorunun kaç öğrenci tarafından doğru cevaplandığıyla ilgili, düzey ise istenen zihinsel işin türüyle. Kolay bir analiz sorusu da zor bir hatırlama sorusu da yazılabilir.

Rehberdeki diğer yazılar